çatlatmak ne demek

(-i)
1. Çatlak duruma getirmek: “Elindeki ustura ile çatlatacağı bu canlı yemişe baktı.” -Ö. Seyfettin.
2. Çatlamasına yol açmak: “Duvarları, tavanı çatlatacak kadar şiddetli olan ve birdenbire kulağa saldıran bu ses dalgası kimsenin kulağını incitmedi.” -H. E. Adıvar.
3. mec. Sabrını taşırmak: “O dibek kafalı Sülükoğlu'nu hasedinden çatlatacağız.” -E. E. Talu.
4. mec. Aklını kaçırmak.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Kıskandırmak.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çıtlatmak, sezdirecek kadar anlatmak
(Tarama Sözlüğü1965)


5 ay önce